Yaza Yolculuk
Roman okurlarıyla öykü okurları arasında, mağaracılarla dağcılar gibi tatlı bir rekabet, bir yoğurt yiyiş farkı vardır. Oysa yazar için roman, öykü, şiir ancak anlatacağı temanın boyutunu, izleğinin kapsamını belirler o kadar. Ben iyi bir roman okuru olarak bu daha kompakt türde zorlanırdım ama öykü okumanın da öğrenilebilir bir şey olduğunu düşünüyorum. Tomris Uyar’ı ilk olarak Murat Gülsoy’un Büyübozumu kitabında tamamı alıntılanıp analiz edilen “Köpük” öyküsüyle tanımıştım. Yaza Yolculuk, 1987’de Sait Faik Hikâye Armağanı’nı da kazanmış bir eser ve 9 tane kısacık öyküden oluşuyor. Okuyunca isminin ne kadar isabetli konulduğunu anlıyorsunuz. Tam yılın bu zamanlarının kitabı. Uyar, kısa öykülerinin hepsinde insanları buluşturuyor, ayırıyor, kalabalık arkadaş gruplarını konuşturuyor, mekanları yad ediyor ve nihayet duru bir kabullenişle sonlandırıyor. Olay odaklı değil de, duygu odaklı öykücükler bunlar. Herkesin favorisi olan “Ölen Otelin Müşterileri” (müthiş bir anlatım gücü ile yazılmış) dışında benim en sevdiğim, bir hikâyenin kahramanı olduğunu bilen başkarakteri ile “Yaz Şarabı” öyküsü oldu. Yazarla tanışmak için iyi bir başlangıç, öneririm.
Not: Kitap yıllar önce ilk olarak Can Yayınları tarafından basılmış, sonra yıllarca YKY tarafından yeni baskıları yayınlanmış. 2022’den itibaren ise tekrar Can Yayınları’ndan baskı yapmaya devam etmiş. Bu da böyle bir bilgi.
