Utku Cevre

Theseus'un Gemisi

Bir nesnenin bütün parçaları zaman içinde birer birer değiştiğinde, o nesne hâlâ aynı nesne midir?

Herhalde bu soruya cevap vermeden önce, “Bir nesne parçalarının bütününden mi ibarettir?” sorusuna cevap vermek gerekir. Hiromu Arakawa imzalı manga serisi Full Metal Alchemist’te (çok güzel iki ayrı anime uyarlaması da mevcut), simya ile uğraşan başkarakterler Edward ve Alphonse Elric kardeşler, bir insan vücudunu oluşturan su, karbon, amonyak, kalsiyum, fosfor gibi tüm bileşenleri doğru oranda bir araya getirerek kaybettikleri bir insanı tekrar oluşturmaya çalışırlar. Tabii manga evrenindeki bu yasaklı simya korkunç bir biçimde geri teper. Belli ki insan sadece et ve kemikten oluşmuyor, doğru mu?

Peki bir nesne, parçalarından tam anlamıyla bağımsız mıdır? Taraftarı olduğunuz futbol takımı mesela. Tüm oyuncuları değişse de herhalde takımı tutmaya devam edersiniz. Çünkü değişmeyen bazı nosyonlar vardır, kulübün flaması, stadyumun atmosferi, bunca yıllık tezahüratları gibi. Veya sezonlardır izlediğiniz bir diziyi düşünün. İlk sezonun konusu ve başrolleriyle ilerleyen sezonların alakası kalmamış. Yine de jeneriği benzerdir. Işığı, dekoru, size hissettirdiklerinin hatırası fazlaca değişmez. Yani kültür aynı kaldıktan sonra parçaların değişimi bizi çok etkilemez değil mi? Peki kültür de değiştiyse? Yaşadığınız kentin sosyokültürel yapısının çocukluğunuzdan beri ne kadar farklılaştığını düşünün. Attilâ İlhan unutulmaz şiiri Ben Sana Mecburum’da ne güzel söyler:

Bu şehir o eski İstanbul mudur?

Theseus, mitolojide Perseus ve Herkül gibi meşhur kahramanlardan biri. Girit’te Minotor’u alt ettikten sonra gemisiyle Delos adasına gider. İlk çağ tarihçi ve filozofu Plütark, Theseus ve Roma’nın kurucusu sayılan Romulus’u karşılaştırdığı Vitae Parallelae isimli eserinde, Atinalıların Theseus’un ölümünden sonra da gemisini koruduklarını ve bu gemiyi kullanarak Apollon festivali için Delos adasını her yıl ziyaret ettiklerini anlatır. Geminin parçaları eskidikçe yenisiyle değişir, kalasları, kürekleri, halatları, gövdesi sürekli değişime uğrar. Plütark günümüze kadar Theseus’un Gemisi Paradoksu adıyla gelecek olan en başta sorduğum soruyu sorar. İşin sonunda bu kadar değişikliğe uğramasına rağmen, gemi aynı gemi midir?

Gemi

Adı üstünde paradoks olan bu sorunun tek doğru cevabı yok. Ancak yapay zekânın iyice gelişeceği gelecek dönemde bu paradoksa dönüp bakmamız gerekeceği de kesin. Çünkü insan bedeninin ve zihninin birebir kopyası olan dijital ikizler, sibernetik biliminin ilerlemesi sonucu parça parça sentetik implant alternatifleriyle değiştirilebilecek organlar, insan-makine arayüzünün belirsizleşmesi sonucu bilincin dijital ortama yüklenebilmesi gibi potansiyel senaryolar bilim kurguların sularından çıkıp hızla gerçek dünyaya doğru harekete geçmiş vaziyette. Bütün bunlar olurken onulmaz bir kimlik bunalımı yaşamamak adına, kendimize belirli çapalar edinmemiz gerekiyor. Birilerinin bizim varlığımıza, Hayy’dan gelip Hû’ya giderken toprağa saldığımız köklere şahitlik etmesi aradığımız çapa olabilir. Ormanlarımızın yanışını gözyaşlarıyla izlerken, insanoğlunun binlerce yıllık şahidi olan ağaçların ve doğanın yasını tutmamızın bir gerekçesi de bu.

Değişim ve dönüşüm yolculuğunda yanınızda olan Kendimce Düşünceler’i okuduğunuz için tekrar teşekkürler. Hadi başlayalım.

Kendimce Düşünceler bültenine abone olmak ücretsiz. İlham vermesi için hadi siz de katılın!

#kişisel_gelişim