Utku Cevre

The Ugly Stepsister

Külkedisi masalının tarihçesi MÖ 1. yüzyılı buluyor. İlk versiyonunda sonradan prenses olan kız ve prensten çok sihirli ayakkabılara rol verilirken, Grimm Kardeşler tarafından meşhur edilen versiyonu Aschenputtel (Kelimenin tam anlamıyla “küçük kül kız”, Türkçemizdeki ismine şapka çıkarıyorum), bugün bildiğimiz masalın konusuna çok yakın ancak oldukça vahşi bir metin. Buradan İngilizce olarak okuyabilirsiniz.

Norveçli yönetmen Emilie Blichfeldt’in 2025 tarihli uyarlaması The Ugly Stepsister (Den stygge stesøsteren), masala ters köşe yaparak, bütün olaya Sindirella’nın çirkin üvey kız kardeşlerinden büyük olanının gözünden bakıyor. Bunu yaparken de modern toplumun kadına bakışı, belirli bir idealize kadın bedeni yaratması ve bu beklenti üzerinden genç kadınların davranışlarını şekillendirmesi konularına güzelce neşter vuruyor. Filmin türü temel olarak kara komedi, ancak masalın orijinal halini bilenlerin tahmin edebileceği gibi body horror alt türüne de giriyor. Çirkin üvey kız kardeşin zayıflamak için bulduğu formülü midesi hassas olanlara önermiyorum. The Ugly Stepsister tür, tema, anlatım yapısı ve baş kadın oyuncuları arasındaki gerilim üzerinden yürüyen dramatik kurgusuyla geçen yılın flaş filmlerinden The Substance’ı ister istemez andırıyor. The Substance’ı beğendiyseniz bu filmi de seyredebilirsiniz. MUBI’den izleyebilirsiniz.

Başkarakter Elvira’nın (Lea Myren) burun ameliyatı sonrası taktığı bu garip metal alet, içindeki kelebeği çıkarmak için yırtılmayı bekleyen bir kozanın sembolü olarak okunabileceği gibi, bedensel utançla özdeşleşmiş bir tür bekaret kemeri gibi de yorumlanabilir.

#sinema yazısı