The Mirror Has Two Faces
Barbra Streisand’ın hem yönetip hem de Jeff Bridges ile birlikte başrolünde yer aldığı bu romantik komedide, aşkın ve evliliğin, dostluk ve fiziksellik bağlamlarından birini tercih etmek zorunda olup olmadığı tartışılıyor. Streisand meşhur EGOT listesinin (Emmy, Grammy, Oscar ve Tony ödüllerinin hepsini birden kazanmış isimlerin yer aldığı gayet kısa bir liste) ilk üyesi, saygıdeğer bir aktris ve müzisyen. William Wyler’ın Funny Girl, Sydney Pollack’ın The Way We Were ve yönetmenliğini kendisinin yaptığı Yentl gibi klasik filmlerine pek yaklaşamasa da, 90’ların romantik komedilerine has ciddi çenebazlıktan olumlu anlamda nasibini almış, hayat gibi sıkmadan yavaş yavaş ilerleyen, olgun bir yapım. Yardımcı rolde Lauren Bacall gibi bir ustaya da (1940’lar boyunca Humphrey Bogart’ın en önemli ekran partnerlerinden biriydi. Howard Hawks’ın To Have and Have Not ve The Big Sleep filmleri ile John Huston’ın Key Largo’sunda karşılıklı döktürerek kara film janrının en iyi örneklerinden birkaçını vermişlerdi, aşağıda gençlik fotoğrafını bulabilirsiniz), geç dönem Oscar adaylığı getirmişti. Netflix’in “İzlemek İçin Son Şans” uyarılarının da etkisiyle geç de olsa gördüğüme sevindiğim bir film oldu, türün sevenlerine önerilir.
