The Man Without a Past
Fin yönetmen Aki Kaurismäki’nin Finlandiye üçlemesinin ikinci filmi olan The Man Without a Past (Mies vailla menneisyyttä) elinde çantasıyla Helsinki’ye geldiği gün serseriler tarafından darp edilen ve hafızasını kaybeden bir adamın, şehrin kenar mahallesinde kendine yeni bir hayat kurma öyküsünü anlatıyor. Bölgeden komşularının ve evsizlere yardım eden Kurtuluş Ordusu’nun da desteğiyle ayakta durmaya çalışırken, tabii ki devlet bürokrasisi ve başkarakterimizin geçmişi peşini bırakmıyor. Film, özellikle ikinci yarısında açılan, izlemesi keyifli ve umut dolu bir komedi. MUBI’den seyredebilirsiniz, öneriyorum.

Minimalist sinema anlamında Yasujirō Ozu ve Robert Bresson ekolünün Wes Anderson’la birlikte en önemli yaşayan temsilcisi konumundaki usta sinemacı Kaurismäki, bu filminde, yoksulluğa karşı dayanışmanın (bkz. başkarakterin serserilerle tekrar karşılaştığı kısımda komşuların desteği), haksızlığa karşı bilgi ve adaletin (bkz. haksız tutulduğu karakola gelip kendisini çıkaran yaşlı avukatın çabası) yanında. Dayanışma içeren anlam dünyasını John Ford’un Steinbeck uyarlaması, 1940 tarihli Gazap Üzümleri’ne uzak bulmadım. Ayrıca ilk büyük çıkışını kendi yarattığı bir rock grubu olan Leningrad Cowboys için çektiği müzik videoları ve uzun metrajlı film Leningrad Cowboys Go America ile sağlayan yönetmen, her filminde yaptığı gibi burada da müziğe dört başı mamur olarak yer vermiş. Aşağıda, filmde kullanılan şarkılardan Paha Vaanii’nin icra edildiği bir kesiti paylaşıyorum.