Terrestrial Verses
1979’da Pehlevi Hanedanı’nın devrilip yerine İran İslam Cumhuriyeti’nin kurulması sonucu ülke büyük bir sosyal, sınıfsal, kültürel ve ekonomik değişim yaşarken, her şey gibi dönüşen ancak kalitesini bozmayan bir çınar kaldı: Sinema. 1960 ve 70’leri kapsayan İran Yeni Dalgası akımı, yerini Devrim Sonrası Sineması’na bıraktı. Mohsen Makhmalbaf, Majid Majidi ve pek tabii ki dünya sineması için 21. yüzyılın Dardenne Kardeşler ve Nuri Bilge Ceylan’la birlikte en büyük yönetmenlerinden biri sayılan Asghar Fahradi’yi buradan anmadan olmaz. Ancak bu sayıda bahsedeceğim filmimizin havası daha çok İran sinemasını dünyaya tanıtan 2016’da kaybettiğimiz büyük yönetmen Abbas Kiarostami’nin filmlerini andırıyor. 2023 tarihli Terrestrial Verses’ın yönetmenleri Ali Asgari ve Alireza Khatami usta sinemacıdan etkilenmelerini zaten gizlemiyorlar. İzleyince özellikle Kiarostami’nin bir arabanın içinde minimalist kamera hareketleri eşliğinde diyaloglar şeklinde geçen ve başkarakteri İranlı kadın bir sürücü olan Ten filmine benzettim. Bu filmde de kamera hep sabit ve adeta bir kitabı süsleyen vinyetler gibi, her biri farklı bir özgürlük ihlalini ele alarak tasarlanmış birçok kısa filmi peş peşe izliyoruz. Çocuğuna istediği ismi koyamayan babadan, mezuniyetine kırmızı renk giyemeyen küçük kıza, bedenine yaptırdığı dövmeden, çizgi film zevklerine, evinin mahremiyetinin kamusal alan sayılıp sayılmayacağından, yaratım sürecinde en basit sahnede bile onay alması gereken senariste kadar özgürlüğün türlü şekillerde tehdit altında kaldığı, ayakları yere basan hikâyecikler bunlar. Film her şeye rağmen trajediden ziyade komediye yakın. İmkânsızlıkların arasında mizahı bulabilen, adeta durumdan vazife çıkaran bir yapım. Çok kısa ekran süresiyle (77 dakika), muhtemelen az olan vaktinizi güzel değerlendirebileceğiniz bu hap gibi filmi TV+ üzerinden seyredebilirsiniz.
