Selvi Boylum Al Yazmalım
Kırgızistan’ın çıkardığı en büyük yazar olan Cengiz Aytmatov’un uzun öyküsü Selvi Boylum Al Yazmalım’ı anmak istedim bu sayıda. Tabii finaliyle kendi başına bir efsane olan filmi gördükten yıllar sonra öyküsünü içimde garip bir hisle okumuştum. Filmle kitap arasında anlatımı değiştiren ilginç bir nüans var. Öykünün çoğunluğu İlyas’ın gözünden anlatıldıktan sonra, son bölümde anlatım Baytemir’e (filmde Cemşit) geçiyor. Asel ise (filmde Asya) yalnız konuşma ve davranışlarıyla tasvir ediliyor. Oysa film kanlı canlı bir Türkan Şoray iç sesini, sevginin ne olduğunun tartışıldığı o insanın içine bir yere dokunan cümlecikleri araya sokar, İlyas al yazmalısına veda etmeden hemen önce (hatırlamak isteyenler için link). Bir de kitapta kamyoncuların direksiyon salladığı Tien Shan Dağları’nın (bizdeki ismiyle Tanrı Dağları) ve aşmaya çalıştıkları zorlu geçidin de adeta bir başka karakter gibi etkili anlatıldığını söylemeliyim. Bir solukta okunacak, direkt tavsiye edilecek bir eser.
