Utku Cevre

Queen of Chess

Satranç sporunun elit seviyesindeki oyunculara grandmaster (büyük usta) ünvanı verilir. Sporun uzun tarihi boyunca bu ünvanı alan pek çok oyuncunun arasında özel bir yeri olan üç kız kardeş var. Susan, Sofia ve Judit Polgár 1989 öncesi sosyalist Macaristan Halk Cumhuriyeti’nde doğmuş ve bir eğitim psikologu olan babaları László tarafından satranç ustası olmak üzere özel olarak yetiştirilmişler. Evde eğitim görmüşler ve bütün hayatları satranç olmuş. 1988’de Selanik’teki satranç olimpiyatlarında ülkelerine altın madalyayı getirdikten sonra dünyaya da açılan kız kardeşlerin hikâyesini anlatan 2026 tarihli belgesel filmimiz Queen of Chess, özellikle de en küçükleri ve açık ara en başarılıları olan Judit’e odaklanıyor. Satranç dünyasında ezelden beri egemen olan erkek hakimiyetini sarsan, cinsiyet bariyerini yerle bir ederek tüm dünyada genç kızların bu spora başlaması için bir çeşit idol olan Judit Polgár’ın, 1984-2005 yılları arasında dünyanın satrançta bir numarası olan Garry Kasparov ile olan çetin mücadelesini belgeselden çok bir kurgu film gibi izletiyor. Judit yıllar geçtikçe ilginç bir biçimde rakibini aşılması gereken bir dağdan ziyade, kendisi gibi bir insan olarak görmeye başlıyor. Yönetmen Rory Kennedy’nin bu güzel filmini izlerken aklıma ister istemez, soğuk savaş öncesi kadın satranç dehası başkarakteri ile bir kurgu hikâye olan Queen’s Gambit mini dizisi geldi.

Her iki yapımı da Netflix üzerinden izleyebilirsiniz.

69ebbd28f1b3c.image.jpg (1396×931)

#sinema yazısı