Utku Cevre

Pastiş, Kolaj ve Homaj

Postmodernizmin birçok eleştiri ve iddiasının içinde sanırım sinema ve edebiyata en çok etki edeni, özgünlük fikrine meydan okumasıdır. Bunun için üç teknikten bahsetmek olası: pastiş, kolaj ve homaj (Öztürk Serengil olsa “kel kelaj nikelaj” diye ekleme yapardı diyerek muzipçe göz kırpmak isterim).

Hayatımızı yaşarken de her alanda aslında sıklıkla bu üç tekniği kullanıyoruz. Yalnızca ortaya koyduğumuz eser kendi yaşantımız, esinlendiğimiz kaynaklar ise bizden önce yaşamış olan ailemiz ve atalarımız oluyor. Çoğunlukla Gülseren Budayıcıoğlu’nun kader motifi dediği şekilde, birebir kendi ebeveynlerimizin tavır ve davranışlarını taklit ederek bir nevi pastiş yapıyoruz. Sağdan soldan aldığımız bilgilerle kendimizce bir düstur edinerek kolaj yapmış oluyoruz. Elimizden geldiği ölçüde de atalarımızı onurlandırıyoruz, yani homaj yapıyoruz; ailemizin kullandığı ilginç bir tabiri telaffuz ederken gülümsüyoruz örneğin. Taklit, bizim kendi özgün sesimizi bulmamız için ilk basamağımız oluyor. Benim için bu haftalık bülten, beslendiğim birçok kaynaktan süzerek ortaya yeni bir bilgi çıkarmak için bir fırsat. Bu yolculukta eşlik ettiğiniz için sizlere çok teşekkür ederim. Hadi başlayalım.

#kişisel_gelişim