Öteki
On dokuzuncu yüzyıl Rus klasiklerini bir kalemde saydığınızda Öteki kitabını listeye eklemezsiniz. Peki yalnızca Dostoyevski’nin eserlerini sıraladığınızda aklınıza gelir mi acaba? Suç ve Ceza, Karamazov Kardeşler, Budala, Kumarbaz, Yeraltından Notlar… İlk beşe giremiyor değil mi? Gerçekten de Öteki, usta yazarın henüz o kadar da usta olmadığı 25 yaşından bir roman. Konusunu özetlemek basit. Devlet memuru Golyadkin, bir gün kendisine tıpatıp benzeyen bir ikiziyle karşılaşır. Bunun ardından yaşadığı kimlik bunalımı ve asıl olanın kendisi olduğunu bir türlü kanıtlayamaması ile, günümüzden bakınca aşina olduğumuz bir öykünün ilk anlatımı. Yani bu öyküden doğrudan etkilenmiş Fight Club’ın isimsiz anlatıcısı da var, Dr. Jekyll ve Mr. Hyde’ın çift kişilikli başkarakteri de, Black Swan’daki balerinin kendisiyle mücadelesi de. Genç Fyodor’un iyi bir hikâye bulduğunu kabul eden olgun Fyodor, geçmişe dönüp baktığında bu kitabı beğenmiyor, daha iyi yazabileceğini düşünüyor. Oysa Dostoyevski’nin yapıtlarına bolca antipati duyan Nabokov, yazarın en çok bu eserini seviyor. Kitabın açılışından itibaren açık bir Gogol hayranlığıyla yazıldığı, tarzını bulmaya çalışan genç yazarın belli ki Palto’daki Bashmachkin gibi bir memurun, Burun’daki gibi fantastik bir durum nedeniyle, Bir Delinin Hatıra Defteri’ndeki gibi hezeyanlarda dolaşmasını planladığı aşikâr. Zaten olgun Dostoyevski daha sonra şöyle diyecektir:
Hepimiz Gogol’un paltosundan çıktık.
Farklı, daha genç ve Gogolyen bir Dostoyevski eseriyle tanışmak isteyenlere önerilir.
