Utku Cevre

Öğretmenler Günü

Okula giden çocuklarımızın bu satırları okuyan bizlerden daha iyi bileceğini düşündüğüm üzre, 24 Kasım esasen, 1 Kasım 1928’te yapılan harf devrimi ile yeni Türk alfabesinin kabulü ve Mustafa Kemal Atatürk’ün şehir şehir dolaşarak yeni alfabeyi öğretmesi üzerine, meclis tarafından kendisine verilen Millet Mektepleri Başöğretmeni ünvanının yıldönümüdür. Ülkemizde “Öğretmenler Günü” olarak kutlanmaya başlanması görece yeni (1981) sayılabilir ancak öngörülü bir pratik olduğunu kabul etmek lazım, zira öğretmenlerin ekonomik durumu, çalışma şartları, hakları, mesleki gelişim imkânları ve sosyal statüleri 5 Ekim 1966’da Uluslararası Çalışma Örgütü ve UNESCO’nun birlikte yaptıkları bildiride ortaya konsa da, 5 Ekim’in Dünya Öğretmenler Günü olarak kutlanması ancak 1994’ü bulmuştur. Binlerce yıllık öğretmenlik geleneğinin insanlığa kattığı en önemli değerlerden olan öğrenme ve gelişmenin takdir edilmesinin bu kadar gecikmesi gerçekten düşündürücü. Son yapılan araştırmalar, yapay zekanın insan desteği olmadan öğretmenlik yaptığı senaryoların insan destekli senaryolara göre son derece zayıf öğrenciler yetiştireceği sonucuna varıyor. Büyük İskender’in şansı, kütüphanelerden parşömen toplayıp bunları ona özetleyecek kulları olması değil, 13 yaşından itibaren Aristoteles’ten dersler alabilmesiydi, bunu unutmamak gerekiyor. 21. yüzyılda öğretmenlerin emeği yeterince tazmin ediliyor mu, bunu soru işareti olarak ekliyorum, yorumu özellikle öğretmen çocuklarına bırakıyorum. Ceyhun Atuf Kansu’nun Dünyanın Bütün Çiçekleri şiirinin başlangıcını sevgiyle paylaşıyorum:

Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum
Bütün çiçeklerini getirin buraya,
Öğrencilerimi getirin, getirin buraya,
Kaya diplerinde açmış çiğdemlere benzer
Bütün köy çocuklarını getirin buraya

Türk yazınının önemli isimlerinin bir arada olduğu ne güzel bir fotoğraf değil mi? Soldan sağa: Oktay Akbal, Doğan Hızlan, Cavit Orhan Tütengil, Ceyhun Atuf Kansu, İlhan Selçuk, Cahit Külebi, Sami Karaören.

Her bültene “öğrenme ve gelişim yolculuğu” diye başlamamın sebebi, öğrenme ve gelişmenin en emin olduğum değerim olması. Değerlerimizi edinmemizin bir numaralı sebebi de çoğunlukla ailemiz oluyor. Kitaptan, dergiden, kültürden ve eğitimden kısmayan, bilgiyi her şeyin önüne koyan öğretmen bir ana-babanın çocuğu olmaktan iftihar ediyorum. Her hafta olduğu gibi bu bülten yolculuğuna eşlik eden okuyucularımıza teşekkürü bir borç biliyorum. Hadi başlayalım.

#kişisel_gelişim