Utku Cevre

Merhaba, Adım Inigo Montoya

Rob Reiner’in yönetmenliğini yaptığı 1987 tarihli The Princess Bride, artık kült statüsünde olan bir fantastik filmdir. Başrollerinde, daha sonra Saw’dan hatırlayacağımız Cary Elwes ve Forrest Gump’ın Jenny’si olacak Robin Wright ile birlikte, bir de yıllar sonra Homeland dizisindeki Saul Berenson rolüyle ekranlarda arzıendam edecek olan Mandy Patinkin yer alır ve filmin en orijinal karakteri olan Inigo Montoya’ya can verir. Inigo Montoya, Kont Rugen isimli bir aristokrattan babasının intikamını almayı yaşamının tek amacı haline getirmiş onurlu bir kılıç ustasıdır ve şu unutulmaz repliği filmde defalarca tekrarlar:

Hello. My name is Inigo Montoya. You killed my father. Prepare to die.

Filmi çocukken video kulübünden kiralayıp seyrettiğimizde de büyüyünce tekrar tekrar izlediğimde de bu replikte en çok şaşırdığım kısım, en başındaki “Hello / Merhaba” olurdu. Inigo Montoya, “Ölmeye hazırlan,” dediği düşmanını önce neden selamlar?

Selamlaşma şekilleri toplumdan topluma değişiyor tabii. Bedeni mahrem sayan Uzak Doğu’da ve Hindistan’da temas etmeden karşılıklı eğilerek veya eller önde birleştirilerek selamlaşılırken, azıcık batıya geldiğinizde, Orta Doğu’dan başlayarak en yaygın selamlaşma şeklimiz el sıkışmak. Roma devrinde el sıkışmanın anlamı, sağ elinde kılıç olmadığını, dolayısıyla da karşındaki için tehlike arz etmediğini iletmekti. Görünür barbarlığımızın azaldığı günümüzde, tokalaşmayı iki kalp arasında bir köprü kurmak olarak görebiliriz. “Söz göze söylenir,” argümanına karşı “gözler ruhun aynasıdır,” inanışıyla göz göze bakmayı bile yasaklayan da yine Uzak Doğu geleneklerinden başkası değil. Ancak selamlaşmanın seslendirilmesi her yerde var, bu değişmiyor. Her dilin bir Merhaba’sı var yani. 1977’de fırlatılan uzay sondaları Voyager 1 ve Voyager 2 halen yolculuklarına devam ediyor ve sistemlerine yüklü Altın Plak’ta Türkçe dahil 55 dilde selamlama var. Plak üzerinde uzayın derinliklerine giden bizim dilimizdeki selamlama şöyle (şaka değil):

“Sayın Türkçe bilen arkadaşlarımız. Sabah şerifleriniz hayrolsun.”

1-Voyager_2-copy.jpg (1920×1080)

1979’da yani Voyager’ların fırlatılmasından iki sene sonra, Barış Manço’nun Yeni Bir Gün albümü yayınlandı. Albüme adını veren şarkının sözlerini hatırlar mısınız? “Tatlı komşu Ayşe Teyze / Emekli Salih Öğretmen / Yeni bir gün doğdu merhaba”. Her yeni gün bir merhaba, her merhaba yeni bir başlangıç şansı. Inigo Montoya, kontu öldürüp intikamını aldıktan sonra der ki:

Çok garip. O kadar uzun süredir intikam işindeyim ki, şimdi bittikten sonra hayatımın geri kalanında ne yapacağımı bilmiyorum.

Kin gütmeyin, hırs yapmayın, bütün yumurtaları tek sepete koymayın. Yalnızca “Merhaba!” deyin.

Esenleme yolculuğunda yanınızda olan Kendimce Düşünceler’i okuduğunuz için tekrar teşekkürler. Hadi başlayalım.

Merhaba.

Kendimce Düşünceler bültenine abone olmak ücretsiz. İlham vermesi için hadi siz de katılın!

#kişisel_gelişim