Utku Cevre

Kaçırma Korkusu

Güncel Türkçe sözlükte yaklaşık 125 bin kelime var. Yabancı dillerden bolca sözcük miras aldığı için pek çok dile göre zengin olsa da 350 bin civarı kelime içeren Almanca ile Çince ve 600 bin kelime içeren İngilizce sözlüklere göre az. Rastlantı mı, hayatın bir gerçeği mi desek, dünyadaki inovasyonun neredeyse tamamını da bu son saydığım dilleri konuşanlar gerçekleştirdiği için biz çoğunlukla kavramların birebir dile geçmesine veya kötü çevirilerine razı gelmek zorunda kalıyoruz. O sebeple ben şimdi “kaçırma korkusu” dediğimde, Türkçe’nin esnekliği diye kendimizi avuttuğumuz kelime azlığının cilvesiyle “altına kaçırma korkusu” olarak düşünmeyin. FOMO ya da uzun haliyle Fear of Missing Out, 21. yüzyılı tecrübe eden biz kaygılı nesillerin yaşadığı bir modern dönem hastalığı. Bireyin, hayatını daha iyiye götüreceğini düşündüğü belirli bir bilgi, bir etkinlik veya deneyime zamanında ulaşamama korkusuyla, her olayın içinde, her bilgiye haiz olmaya çalışması hâli diyebiliriz. Birey artık o duruma geliyor ki, kaçırma korkusuyla günceli takip etmekten kendisi adım atacak zamanı ve enerjiyi bulamıyor. Sosyal medya bu mantığı körükleyecek şekilde çalışıyor. Her uygulamanın birinci amacı sizi uygulamaya angaje tutmak. Her yerde reklamlar size gelgel yapıyor. Video oyunları bağımlılık oluşturmak üzerine kurulu. Dopamin düzeyinizi atmosferde gezdirirken bir anda yerlere düşürmeyi göze alamadığınız için kaçamıyorsunuz. Borsada hisseniz, kriptoda meteliğiniz mi var, gözünüz grafikte olmalı, çünkü alım-satım fırsatını kaçırabilirsiniz. Telefonunuza bildirim mi geldi, ya bakmazsanız da herkesin paylaştığı bir haberi kaçırıp duyarsız damgası yerseniz (kimden bilmeseniz de)? Herkesin aldığı eşyaları almalısınız, herkesin kullandığı arabaları kullanmalı, herkesin oturduğu gibi bir ev düzmeli, herkes gibi giyinmeli, takınmalı ve çocuğunuzu herkes nereye gönderiyorsa oraya göndermelisiniz. Herkes ne düşünüyorsa siz de onu düşünmelisiniz. Ne oldu sonuç? Nâzım Hikmet’in şiirindeki gibi:

Ben yordum ruhumu biraz da sen yor
Çünkü bence şimdi herkes gibisin

white and black robot toy

Amerikan donanması özel kuvvetlerinin “Leave no man behind / Geride ekip üyesi bırakmamak” mottosu var ya, filmlerde çok duymuşuzdur. Hayat, belki sevdiklerimiz, belki vücudumuz bize “lütfen, hatırım için geride kal” dediğinde sosyal medya özel kuvvetlerine “beni bırakın, siz kaçırmayın” demek gerek. Lisede ödev verildiğini en son duyan o çocuğun rahatlığı ve kaygısızlığıdır aradığımız. Kaygısızlık yolunda karnınızı boş lafa tok tutacak Kendimce Düşünceler haftalık bültenini okuduğunuz için tekrar teşekkürler. Hadi başlayalım.

#kişisel_gelişim