Utku Cevre

İlk ve Son

İyi yazılmış Türkçe işleri izlemek bir başka oluyor. Şu sıralar kopan Masumiyet Müzesi fırtınasının gölgesinde, üçüncü sezonu sessiz sedasız süren antoloji dizisi İlk ve Son’u tam da böyle iyi yazılmış bir iş olarak örnekleyebilirim. Her sezonunda, bir kadın ve bir erkeğin, karşılaşma, âşık olma, evlenme ve çocuk sahibi olma, nihayetinde de ayrı düşme hikâyesini, on yıllık bir periyoda yayarak anlatıyor (Dilimizde on yıl için özel bir sözcük olmaması ne tuhaf). Bunu yaparken de, her seferinde birer sene olmak üzere zamansal olarak ilişkinin ilk evresinden ileriye ve son evresinden geriye doğru yıl yıl gidiyor. Dizinin isminin buradan geldiğini de anlamışsınızdır. Bu özel yapımın başarısında senaryonun yanı sıra başrol oyuncularının da büyük katkısı var. 2021’de yayınlanan ilk sezonunda Özge Özpirinçci ve özellikle Salih Bademci’nin oyunu bir harika. 2024 tarihli ikinci sezonunda Hazal Subaşı ve Ulaş Tuna Aştepe başrolleri alırken, 2026 tarihli üçüncü sezonda Timuçin Esen ve Bergüzar Korel yine keyifle izletiyor. Sinema tarihinin benzer tada sahip çift dramalarından Who’s Afraid of Virginia Woolf, Scenes from a Marriage, Before Midnight ve Blue Valentine’ı her hâliyle andırıyor. Yani bu filmlerden birini seviyorsanız koşun ve diziyi HBO Max’tan izleyin derim. Önerilir.

Timuçin Esen’in (solda) şansı yok tabii ama Bergüzar Korel’in (sağda) saçlarından da anlaşılacağı üzere, sonunda kadın karakteri gençleştirmek için kâkül kullanmayan bir dizi izleyebiliyoruz.

#sinema yazısı