Utku Cevre

İki Şafak Arasında

Nuri Bilge Ceylan’ı bugün bulunduğu saygın konuma getiren birkaç nitelik var. İlki, anlattığı hikâyeleri bu topraklardan bulup çıkardıktan sonra evrenselleştirmesi. Tek istisnası olan Altın Palmiye ödüllü filmi Kış Uykusu’nda bile (Anton Çehov’un öykülerinden serbestçe uyarlanmıştır) mühim olan Çehov değil, Kapadokyalı Çehov’dur. İkincisi kameranın arkasındaki objektif duruşu. Manipüle etmeden, bunu bir stil şovuna da çevirmeden, çok yetenekli olduğu fotoğraf sanatından devşirerek unutulmaz kareler yakalar. Son olarak da gerçekçi oyun almadaki becerisi. Onun için filmdeki diyaloglar, hareketler hayat gibi abartısız ve kendiliğinden olmalı. Filmleri gittikçe daha diyalog yoğun olmaya başlasa da bu gerçekçiliği bozmaz ve son döneminde giderek toplumsal gerçekçi bir tavır alır. Ahlat Ağacı filminin çekim öyküsünü anlatan Ahlat’ın Yolculuğu belgeselini aşağıda paylaşıyorum. Uzun olduğundan dolayı hızlıca göz atacaklar için, oyun verirken Nuri Bilge’nin gerçekçilik ısrarına dikkat. Youtube kanalında diğer filmleri için de böyle çekim öyküleri var. Peki şimdi ben bu haftanın filminde uzun uzun Nuri Bilge Ceylan’dan neden bahsettim? Çünkü İki Şafak Arasında filminin yönetmeni Selman Nacar’ın Türkiye’nin yeni Nuri Bilge’si olabileceğini düşünüyorum.

Gelin benzerliklere bakalım. Filmlerinin aynı zamanda senaryosunu da yazması tamam. Objektif duruş, geniş açı stil tercihi tamam. Öykülerinin Anadolu’dan çıkması tamam. Oyunda, diyalogda gerçekçilik arayışı tamam. 2021 tarihli ilk uzun metrajı İki Şafak Arasında, Uşak’ta bir konfeksiyon fabrikasında yaşanan beklenmedik bir iş kazasının ardından, fabrikanın sorumlu müdürlerinden (aynı zamanda da patronun iki oğlundan genç olanı) Kadir’i bir tam gün boyunca takip ediyor. Kadir’in vicdanıyla, korkularıyla, gelecek hayalleriyle, kaza geçiren işçinin eşiyle (her zamanki gibi harika bir Nezaket Erden performansı izliyoruz), kendi ailesiyle, en sonunda da kendisiyle bütün gün yaşadığı çatışmaları 90 dakikadan kısa bir sürede aktarmayı beceriyor film. Adalet duygusu üzerine düşündürüyor. Her ne kadar derdini kompakt bir biçimde anlatmayı beceren filmlerden hoşlansam da bence Nacar’ın daha zengin, değindiği yaraları daha fazla deşebilen senaryolar yazma, sahneler çekme yeteneği var. Etkileyici bir festival filmi seyretmek isteyenler için uygun bir seçim. BluTV ve MUBI’den izlenebiliyor.

Filmden bir karede soldan sağa: Patron Ünal Silver, Avukat Erdem Şenocak, Büyük Oğul Bedir Bedir ve Küçük Oğul Mücahit Koçak. Şenocak’ı çok yakın zamanda Adsız Aşıklar’da da izledik, doğal, uğraşsız bir biçimde esprili oyunculuğu ile öne çıkıyor ve bu filmdeki avukat karakterini filmler arası bir geçişle Nacar’ın diğer filmi Tereddüt Çizgisi’nde de canlandırıyor.

#sinema yazısı