Utku Cevre

Hakkını Ver

Yeni yıl geçti, Ocak doğumlular çoktan bir yaş daha aldı. Gelsin Sevgililer Günü, bayramlar ve türlü hediye alma fırsatları. Özel günleri severiz, çünkü almayı severiz. Hediye almayı da hediye vermenin hazzını almayı da. Çoğumuzun hayat mücadelesi hakkını almanın peşinden koşmaktır. Peki hakkını vermeyi sever miyiz? Sahi bir şeylerin hakkı nedir, nasıl verilir, nasıl veriyoruz? “Sezar’ın hakkını Sezar’a, Tanrı’nın hakkını Tanrı’ya verin,” diyor ya o kitapta, acaba içinde bulunduğumuz realitenin gereklerini yerine getiriyor muyuz? Büyük değişim dönemlerinin hakkını veriyor muyuz, yoksa fırtına koparken çiçek mi topluyoruz? Last Holiday isimli tatlı tatil filminde geçen bir sözü hatırlatayım:

Bir yemek kaşığı sızma zeytinyağında sonsuz hayatı arıyorlar. Oysa yaşamın sırrı tereyağındadır.

Albert Einstein’a atfedilen “bu üzücü çağda, ön yargıyı kırmak atomu parçalamaktan zor,” sözünü tersinden okursak, acaba metaforik olarak atomu parçalayacak enerjiye sahipken, bu enerjinin hakkını vermek yerine insanların ön yargılarından mı korkuyoruz?

monkey looking at mirror

Hak, hukuk, adalet. Kimi zaman bu kelimelerin de hakkı yeniyor gibi gelebilir. İşte böyle zamanlarda Mustafa Kemal Atatürk’ün henüz 1919’da söylediği şu sözünü hatırlayın:

Herhalde âlemde bir hak vardır. Ve hak kuvvetin üstündedir.

Hakkını verme yolculuğunda yanınızda olmasını istediğim Kendimce Düşünceler haftalık bültenini okuduğunuz için tekrar teşekkürler. Hadi başlayalım.

#kişisel_gelişim