Eve Dönmenin Yolları
Şilili yazar Alejandro Zambra’nın 2011 tarihli kısa romanı Eve Dönmenin Yolları’nın favori kitaplarınız arasına girecek ölçüde iyi olduğunu ifade ederek söze başlamak istiyorum. Özellikle 1985 Santiago depreminin hemen ertesinde, Pinochet diktatörlüğünün gündelik hayata sinen gölgesi altındaki ülkeyi, çocukluğun saf bakışıyla anlattığı ilk ve üçüncü bölümleri çok etkileyici. Büyüyüp yazarlık yapmaya çalıştığı bölümler de dahil olmak üzere otobiyografik olduğu ayan beyan ortada ancak sıradanlaşmamış, çünkü bu kurmaca eser hem hikâyeyi hem de hikâyenin nasıl yazıldığını anlatıyor, yazarın samimiyeti her halinden hissediliyor. Tek yönlü aşk, bitmiş aşkın kalıntıları, orada bir yerlerde olan aile ve nihayet eve dönme fikri, yalın ama vurucu bir biçimde anlatılıyor. Zambra’yı çok beğenince ilk romanı olan Bonsai’yi de okudum sonradan ancak aynı tadı alamadım, onu da belirteyim; yani bu özel bir roman. Ayrıca kendi okurluk geçmişimde de eksik olan klasiklerden Madam Bovary’yi okumak için güçlü bir istek uyandırdığını da söylemem lazım. Kitabı herkese öneririm.
