Dream Scenario
Paul Matthews (Nicolas Cage), sıradan bir hayat süren, içedönük, hatta pasif olarak nitelenebilecek bir akademisyendir. Bir gün hiç tanımadığı on binlerce insan Paul’u rüyalarında görmeye başlar.
Kulağa korku filmi senaryosu gibi gelen bu açılış cümlelerini bir tarafa bırakarak, yönetmen Kristoffer Borgli’nin 2023 tarihli bu ilginç filminin, Charlie Kaufman, Michel Gondry ve Spike Jonze’un işlerini sevenleri direkt olarak kendine çekeceğini söyleyerek başlayabilirim. Rüya izleği Jung’un kolektif bilinçaltısından, varoluşçuluktaki kimliğin ölümüne, absürdizmdeki anlamsızlık hissinden Budizm’deki Nirvana’ya ulaşma aşamalarına kadar çok fazla okumaya el veren harika bir oyuncak. Film boyunca Paul’un davranış ve yaklaşımları, başkalarının rüyalarında yer alma biçimini sürekli değiştirirken, ancak ölen kimliğini tekrar yaratmaya karar verdiğinde hafifleyerek kelimenin tam anlamıyla yükselebiliyor. Bu bakımdan filmin temasını şu soru üzerinden yorumlamak isterim:
Ben, kendi hakkımda anlattığım hikâye miyim, yoksa başkalarının benim hakkımda anlattığı hikâye mi?
Başrol olarak Nic Cage’in seçilmesini de filmin metafor dünyasına bir armağan olarak görmek olası, zira çizdiği sıra dışı persona ile bir Internet meme’ine dönüşen aktör, esasında sinemacı bir aileden gelen Oscar’lı bir usta. Dream Scenario’yu yıllar önce seyrettiğim, başrolünde yine Cage’in yer aldığı Adaptation filmine de atmosfer olarak benzettim.
Bu ilginç filmi HBO Max üzerinden izleyebilirsiniz.
