Denemeler
Üyesi olarak doğduğumuz aile bizim şansımız. Ailesinden biri üniversite mezunu olan, evinde (içinde kitaplar olan) bir kitaplık bulunan ülkemizin şanslı yüzde yirmilik dilimindeyseniz hayat sizin için başka, değilseniz başka akacak. Fransız yazar Michel de Montaigne bu açıdan şanslıydı. Babası Fransızcadan önce Latince öğrenmesine karar vermişti, Michel’in zengin bir kütüphaneye erişimi vardı, böylece kendinden önceki bilgeliği ana dilinde özümseyebildi. Montaigne’in Denemeler kitabı yıllardır listesinde olan ancak bir şekilde eli gitmeyen benim gibilerdenseniz, okuduğunuz zaman beklediğinizden bambaşka (ve bunun güzel bir bambaşkalık olduğunu söylemeliyim) bir şeyle karşılaşacaksınız. Kendini tanımaya, insanlığı anlamaya çalışan, bunu yaparken ahkam kesmeyen, filozof olduğunu da iddia etmeyen, deneyci, çağdaş fikirli ve popülistlik yapmadan halktan kopmamayı başarmış bir güzel insanla tanışacaksınız. Çokça aforizma biriktireceksiniz. Platon, Plotinus, Seneca, Lucretius, Vergilius ve Ovidius’tan gelen sözleri, sayfalarca okunup yıllarca üzerinde düşünüldüğü belli olan bir nektarın süzülüp içilecek hale gelmiş özü gibi duyacaksınız. Son olarak Denemeler kitabını bir gün mutlaka tekrar okumak isteyeceksiniz, çünkü her okuduğunuzda size farklı bir yönünüzü keşfettiriyor gibi gelecek. 1580’de yazılmış bu eserden neredeyse 450 yıl sonra, insanoğlunun temelde pek de farklı olmadığını görmek çok ilginç. Bu klasiği herkese öneriyorum.
