Bitiş Çizgisine Dalmak
Bilginin her yerde olduğu, gerçek duygu ve orijinal düşüncelerin ise sahne bulmakta zorlandığı bir çağda yaşıyoruz. Duygulardan çok dirençler, düşüncelerden çok safsatalar revaçta. Atletizmde 100, 200 ve 400 metre koşularına sprint denir. Çevik proje yönetimi metodolojisine de devşirilen bu sözcük, temelde kısa mesafeyi hızlı koşmak anlamına gelir. Peki Olimpiyatlar ve Dünya Atletizm Şampiyonaları tarihinin en başarılı sprinteri kimdir? Az çok olimpiyat haberi izlemiş birisi buna herhalde Usain Bolt der. Lakabıyla anmak gerekirse Lightning Bolt (ing. yıldırım) 100, 200 ve 4x100 metrede kolay kolay kırılamayacak gibi görünen dünya rekorlarının sahibi olarak akla gelen en doğal aday olsa da, GOAT (tüm zamanların en iyisi)yarışında masada bir kişi daha var. Kadınlar ve erkekler fark etmeksizin tüm zamanların en çok altın madalya kazanan atleti olan, 200, 400, 4x100 (dünya rekorunun da sahibi) ve 4x400 metrede yarışmış, 2004’ten 2021’e kadar tam 5 olimpiyatta madalya kürsüsüne çıkmış olan Allyson Felix, GOAT yarışının diğer en doğal adayıdır. 2018’deki hamileliğinde, kızı Camryn’i zorunlu sezaryen ile 32 haftalık prematüre dünyaya getirdikten sonra, 2019’da ilk defa koşulan kadın-erkek karışık 4x100 metre yarışında altın madalya alması başlı başına bir geri dönüş hikâyesidir. Siyahi annelerin hastanelerde yaşadığı kötü muameleye dikkat çekmek için Amerikan Kongresi’nde ifade vermesiyle, hamile kalan atletlere yapılan ayrımcılığa dikkat çekmek için dünyanın en büyük ayakkabı firmalarından birini karşısına alabilmesiyle de her anlamda saygıyı hak eden bir devdir Felix.
Ancak ben şimdi size tarihin en iyisini değil, en çok isteyenini anlatacağım.
Aşağıdaki fotoğraf 2016 Rio olimpiyatları kadınlar 400 metre finalinden. 4 numaralı parkurda kılpayı ikinci olan atlet yukarıda genişçe bahsettiğim Allyson Felix. 7 numaralı kulvarda ise yarışı yatay olarak tamamlayan bir atlet var. İsmi Shaunae Miller. Atletizm kuralları dahilinde bitiş çizgisine dalmak (diving) serbest. Pek çok atletin çizgiyi önce geçmek için son anda başını ileri attığı görürsünüz. Ancak sprinterler genellikle büyük sakatlanma riskinden ötürü, Miller’ın yaptığı gibi çizgiye doğru yatay zıplamazlar. Felix bile gümüş madalyaya üzülmesine rağmen “ben asla dalmazdım,” demiştir. İzlemek isteyenler için videosu da burada.

Hayatta da çoğumuz bir şeyi, bir hedefi, bir sonucu, bir başarıyı istediğimizden bahsederiz. Ancak pek azımız bunu yaparken yerlere kapaklanmayı, kahkaha konusu olmayı veya en basit haliyle sevimli görünmemeyi göze alırız. Adil bir takas mı, ne dersiniz? (Tabii ki davranışlarımızın sonuçları ahlak ve vicdana sığmıyorsa o zaman çok istemenin sınırlarını da aşmışız, kim olduğumuzu unutmaya, şahsiyetimizi kaybetmeye yaklaşmışız demektir. Eşkıya filminde arkadaşına ihanet etmesinin nedenini aşık olmasına bağlayan Berfo karakteri gibi, bir ömrü vicdanımızın protestosuyla geçirmek de var. Burada paranteze elveda diyelim.)
Bahamalı atlet Shaunae Miller sadece çizgilere zıplayan değil, branşında gerçekten başarılı bir sprinter olsa gerek ki, 2020 Tokyo Olimpiyatları’nda da 400 metre altın madalyasını kimselere bırakmadı. Sakatlanmasaydı belki 2024’te de kazanacaktı. Bu arada 2023’te oğlu Maicel Uibo Jr.’ı kucağına aldığını da belirtmeden geçmeyeyim. Acaba hastalığıyla, uykusuzluğuyla, doydu mu, tuvaletini yaptı mı, yeterince büyüdü mü, başına bir şey geldi mi, iyi bir anne-baba mıyım endişeleriyle bir nevi fedakarlık kokteyli olan çocuk büyütme sprinti de (sprint diyorum çünkü çok hızlı büyüyorlar) bir olimpiyat altını kadar olmasa da, madalyayı hak eder mi? 😊
Başarının tanımını hayatın her yönünde arayan Kendimce Düşünceler’i okuduğunuz için tekrar teşekkürler. Hadi başlayalım.
Kendimce Düşünceler bültenine abone olmak ücretsiz. İlham, kitap ve film önerileri almak için hadi siz de katılın!