Utku Cevre

Birbirimize Vitaminler Verdik

Yılı kapatırken bazen durup düşünüyorsunuz. Ne aradık ne bulduk? Nereden geldik nereye gidiyoruz? Ne hissettik ne umuyoruz? Bu soruları yalnızca yıl sonunda değil, iki haftada bir ben de soruyorum. Cevapları beraber aramak isterseniz bu yayına abone olmanız beni çok sevindirir. Şimdiden yeni yılınızı kutlarken, > **Özleye özleye kavuştuk birbirimize

Birbirimize vitaminler, moraller verdik**

MFÖ’nün az bilinen “Gözyaşlarımızı Bitti mi Sandın?” şarkısında geçer bu sözler. Hadi yeri gelmişken hem şarkıyı hatırlayalım hem de 2023’te aramızdan ayrılan Özkan Uğur’u analım (babaların gençliğini görmek için video oldukça zengin):

Konserlerinde pek çalmazlardı ama ilk duyduğumdan beri, sakinliğiyle, buruk sevinçleriyle, umuduyla hayata benzeyen, benim de en sevdiğim MFÖ şarkısı buydu. “Seni sevmeler cumhuriyetinde,” sözünden hareketle bir aşk şarkısı zannederdim. Aşkların en büyüğü karşılıksız olandı. “Seni unutmak mecburiyetindeyim,” deyince Alanson, “ne soylu aşk!” diye düşünürdüm, sonunda ödülünü bulacak. Öyle miydi?

Modern İngilizce’de harf oyunlu, “cancel elation / iptal sevinci” diye çok ilginç bir tabir var (okunuşu “cancellation / iptal” kelimesiyle cinaslı). Gitmenin zor geldiği veya gitmeyi zül addettiğiniz, ancak iptal etmeye bir nedenle cesaret edemediğiniz bir davet veya sosyal etkinliğin karşı tarafça iptal edilmesi sonucu duyulan sevinç ve rahatlama hissini ifade etmek için kullanılıyor. İçedönüklerde daha çok olmak üzere, bu duyguyu herkes hatırlayacaktır. İçimizdeki mağara insanı, yuvasından uzaklaştığında üşümeye, tedirgin olmaya başlar; bazen yuvamızda kalmak sevindirir bizi. Bazense kendi hayatımızın başrolünden çıkıp yardımcı role düşeceğimizi hissettiğimiz anları bertaraf etmekten ötürü huzur buluruz. Kimi zaman da oyunbozan olma sırasını tıpkı elim sende oyununda bir başka arkadaşına kakalayan çocuk gibi kahkahalar atarız içimizden. Peki acaba sadece sosyal etkinlikler değil, bazı ilişkiler de böyle midir?

Seneca bir mektubunda diyor ki:

Sen aslında başkasıyla birlikte olmak istemiyordun, yalnızca kendinle olmayı beceremiyordun.

Sadece romantik ilişkiler de değil, zorundaymış gibi hissettiğin, bitirmeye cesaret edemediğin duygusal, sosyal, toplumsal ilişkilerin olur bazen. Bir arkadaş, bir topluluk, belki de bir coğrafya. Oysa biten ilişkilerin yasını tutmak da sevince giden bir yoldur.

doğa

MFÖ’nün şarkısı bir ilanıaşk değildi. Sevinç umudu içeren bir yas şarkısıydı aslında. Yası tutulan ayrılık için emek harcanmıştı. İçlerindeki şeytanlara Zülfikarlarla saldırmışlardı, evet. Ama en çok birbirlerine vitaminler, moraller verişleri güzeldi. Şimdi 2025 bitiyor. Evet bu da bir ayrılık. Yasını tutarken de sevmek lazım. 2026’nın deus-ex machina gibi sahneye çıkışına sevinmek, 2025 senesiyle aramızda ne yaşandıysa, karşılıklı biraz vitamin, biraz moralle teselli etmek lazım. Her yıl geçişinde şimdi hissettiklerimiz de farklılaşıyordur belki, ne dersiniz?

Kafiye olsun diye değil, samimiyetle yanınızda olan Kendimce Düşünceler’i okuduğunuz için tekrar teşekkürler. Hadi başlayalım.

Kendimce Düşünceler bültenine abone olmak ücretsiz. İlham vermesi için hadi siz de katılın!

#kişisel_gelişim