Ben Demenin Zamanı Geldi
Kendisinden, düşüncelerinden veya davranışlarından bahsetmesi gerektiğinde genellikle insanlar iki kaçış yoluna yönelir. Bu kaçış yollarından ilki, aksiyonlarının ardını dolduran bir “biz” öznesi kullanmaktır. “Biz böyle yaptık,” veya “Biz şöyle düşündük,” gibi. Birinci çoğul şahıs zamiri ile üzerindeki sorumluluğu ve vardığı sonuçları gizemli bir kalabalıkla paylaşmış olur. Kaçış yollarından ikincisi ise, cümlelerini edilgen yapıda kurmaktır. “Bu şekilde yapıldı,” veya “Böyle konuşuldu,” gibi. Edilgen yapı artık işin içinden insanın kendisini bile çıkartır. Birilerinin, bir yerlerde, bir şeyler yaptığını rivayet eden modern çağ masalcıları gibi saygılı bir utangaçlık içinde görünmez olmasını sağlar. Çoğu insan kendisini olaylardan soyutlamayı veya büsbütün kaybetmeyi de erdemli bir davranış sayar. Kendisine bir paye verilecekse bunu başkaları versin ister. Size bir sır vereyim mi? Artık utangaçlığınızı bir kenara koymanın, aksiyonlarınızın sorumluluğunu almanın ve “ben” demenin zamanı geldi. Ben yaptım. Ben bozdum. Ben düzelteceğim. Ben düşündüm. Ben söyledim. Ben, ben, ben, ben. Kulağa ters geliyor değil mi? Aslında değil. Kendimizi onamazsak, kendimizi takdir etmezsek, aynı şekilde kendi muhasebemizi yapmaz ve kendimizi kritik etmezsek, bunları bizim için yapacak kimseyi de bulamayız. Nasıl bulalım ki? İmzasız bir tablonun ressamını insanlar nasıl takdir edebilir? Ya da ilan-ı aşk eden isimsiz bir mektubun yazarına kim sevdalanır? Los Angeles Lakers basketbol takımının 2000’lerin başındaki efsane ikilisi Shaquille O’Neal ve Kobe Bryant’ın unutulmaz diyaloğunu hatırlayalım:
Shaq: There is no I in T-E-A-M (Takımda ben - I - yoktur)
Kobe: But, there is an M and E in that motherf***** (Ama bana - Me - vardır, yani kibarcası diyelim)

Takım eforu dediğiniz şey bireylerin ayrı ayrı eforlarından oluşur. Bir ülke, vatandaşlarının toplamıdır. Bunca “ben”den sonra artık gönül rahatlığıyla şunu demeyi hedeflemelisiniz: “Ben varım. Ben başardım. Ben değerliyim. Ben iyi bir insanım.”
Benim de “kendimce” düşüncelerimi paylaştığım bu yolculuğa eşlik ettiğiniz için tekrar teşekkür ederim. Hadi başlayalım.