Ayak İşleri
Televizyonda en son ne zaman Türkçe bir komedi dizisi seyrettiniz desem, aklınıza gelen örnekler Avrupa Yakası, Yalan Dünya döneminden pek de öteye geçemez. Sinema için haddinden fazla çekilen Türkçe komedi filmleri (maalesef yarısında senaryo ve sinematografi problemi görülüyor, özellikle de film ne kadar sulu zırtlaksa o kadar kalitesiz oluyor gibi bir korelasyon var), televizyon dizisine sayıca da olsa yansımıyor. Gülse Birsel bunu şöyle açıklamıştı, “komedi dizisi dediğin 20 dk olur, 30 dk olur ancak her hafta 100 dk’lık komedi dizisi yazmak deli işi”. Murat Soner televizyonları saran dram türü dizi hegemonyasını Youtube kanalında oldukça esprili bir dille eleştiriyor, öneririm. Peki bu komedyenler nerede derseniz, evet tahmin edebileceğiniz gibi hepsi dijital platformlarda. Erşan Kuneri ve Gibi’yi herkes biliyordur, hatta BluTv dizilerinden Prens bile gözünüze çarpmış olabilir. Buna platforma aşina olmayanlar için bir ek yapmış olayım. Ayak İşleri dizisini de 4 sezonuyla Gain platformunda izleyebilirsiniz.

Çağlar Çorumlu’nun canlandırdığı Vedat ve Güven Murat Akpınar’ın canlandırdığı Evren isimli birbirinden zıt kişiliklere sahip iki ana karakterimiz, yanlarında çalıştıkları zengin iş insanı Sermet Bey’in verdiği görevleri ya da diziye ismini de veren ayak işlerini, her bölümde itinayla gerçekleştirmektedir. Birbirinden tuhaf durumlarda kalan ikilinin maceralarını izlemek gerçekten çok keyifli. Caner Özyurtlu ve Volkan Öge tarafından yazılan dizi, hem klasik olarak göreve giden biri tecrübeli diğeri çömez ikili dinamiğine saygı duruşunda bulunuyor, hem de suç/aksiyon/macera türünün bütün klişelerini ters yüz ediyor. Gibi’nin matematiğini, yazarları Feyyaz Yiğit ve Aziz Kedi bir defasında şöyle açıklamıştı:
Sıradan karakterlerin başından geçen olağanüstü olaylar veya olağanüstü karakterlerin başından geçen sıradan olaylar, durum komedisinde seyirci buna güler.
Bence Ayak İşleri bu açıdan yakın dönem dizilerinden en çok Gibi ile benzeşiyor, diyalog-yoğun, temposu, çekirdeği, ne anlatmak istediği seyirciye doğru şekilde geçen, en önemlisi de seyircinin zekasına hakaret etmeyen yapımlar bunlar. Birini üste birini alta koyamam. Çok fazla iyi bölüm var ama sanırım favori bölümümün ilk sezondaki Audition bölümü olduğunu da söylemeliyim. İmkânı olan, kahkahalarla gülmek isteyen herkese tavsiye ederim.
Not: Dizinin yaratıcıları Caner Özyurtlu ve Volkan Öge’nin Fatih Altaylı ile yaptıkları keyifli söyleşiyi de aşağıda paylaşıyorum. Özellikle Öge’nin inşaat mühendisliğine dönemine ilişkin anıları hem komik, hem de düşündürücü.