Utku Cevre

39 Derecede Aşk

Senarist Uygar Şirin ve yönetmen Tunç Şahin ortaklığını son olarak 2014’te, Şirin’in aynı adlı romanından uyarladığı Karışık Kaset isimli filmde izlemiştik. Öncelikle Tunç Şahin’i takibe değer buluyorum. Son olarak İnsanlar İkiye Ayrılır filminde önemli bir toplumsal konu olan ödenemeyen borçları tahsil eden aracı şirketler konusuna değinmişti ve ortaya izlenir nitelikte bir yapım çıkmıştı. Öncesinde BluTV için çektiği 7 Yüz isimli dizide ise, Türkiye’de pek benzeri olmayan, her bölümün kadro ve senaryo olarak birbirinden ayrı olduğu, Black Mirror tarzı bir örneğe imza atmıştı. Özellikle Genco Erkal’ın oynadığı çarpıcı bölümü izlemenizi öneririm. Şahin’in yapımcı tarafı ile yönetmen tarafı bazen birbirine karıştığı için yapımcı sanatı olarak adlandırılan dizi mecrasında daha başarılı olduğunu düşünüyorum. Uygar Şirin ise tüm sayılarını kaçırmadan takip ettiğim Sinema dergisindeki yazılarını vaktiyle severek okuduğum bir yazar. Daha o yıllarda Karışık Pizza isimli filmin senaryosunu yine dergiden Tamer Baran ile birlikte yazarak, işin eleştirisinden mutfağına kaymaya başlamışlardı. Karışık Kaset’in senaryosunu çok sevmiştim, hele sonundaki film içinde film sahnesi Charlie Kaufman’ın ustalık eseri Synecdoche, New York’u anımsatıp gülümsetmişti. Şirin’in de Kaufman gibi kendi uzun metrajını çekmesini beklerim.

“Baş yapıtını oluşturmak için ömrünü harcayan, bu arada tüm sevdikleriyle sorun yaşayan bir tiyatro yönetmeni, oyununu sahneye koymak için New York şehrinin gerçek büyüklükte bir kopyasını kurmaya çalışırsa ne olur?” diye özetleyebileceğim konusuyla bir başka Charlie Kaufman garipliği Synecdoche, New York .

Filme gelirsek, isminin 1986 yapımı erotik drama 37°2 le matin’e (veya daha çok bilinen ismiyle Betty Blue’ya) ve Alfred Hitchcock’un İngiltere dönemi klasiklerinden The 39 Steps’e gönderme olduğunu düşünüyorum. İzmir-İstanbul yaşam tarzı ikiliği üzerinden yürüyen, sonunda ise İzmir’de karar kılan klasik bir romantik komedi 39 Derecede Aşk. Komedi unsuru olarak eklenen yan rollerde özellikle Cem Davran her zamanki gibi çok iyi. Diyaloglar, tekrarlayan replikler (mesela “hallederiz”) üzerinden kurulan yakınlık hissi güzel. Yer yer ufak tefek sapmalar olsa da şirin senaryosu ile öne çıkan, dijitalde Türkçe içerik arıyorsanız rahatça izleyebileceğiniz bir film. Prime Video’dan ulaşabilirsiniz.

Tarihi Asansör’e çıkan sokak, ismini İzmir’i çok sevip memleketi bilen unutulmaz sanatçı Dario Moreno ’dan almıştır. Filmin eğlenceli sahnelerinden biri, bol miktarda dans eşliğinde bu sokakta geçiyor ve La La Land filmine göz kırpıyor.

#sinema yazısı